Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler : 0
Çevrimiçi ziyaretçiler : 17
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Günümüz Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
Kamil ASLANGER
 
«« Geri dön
 


KAMİL ASLANGER

(1949, İstanbul)

1949 yılında İstanbul'da doğan Kamil Aslanger, Selimiye As. Ortaokulu ve Kuleli As. Lisesinden sonra 1969 yılında Kara Harb Okulu' ndan mezun olmuş, jandarma subayı olarak sürdürdüğü zorunlu hizmet süresini 1979 yılında bitirdikten sonra bütün zamanını resim çalışma ve araştırmalarına ayırmıştır.

Otodidakt bir sanatçıdır. Konularının tamamını İstanbul'dan seçen ressam, son on beş yıldır ağırlıklı olarak oryantalizm üzerinde incelemeler yapmakta ve Osmanlı İstanbul'unun beş yüz yıllık geçmişindeki sosyal yaşamından kesitleri, kaybolan kültürel değerleri tabloları ile "Oryantalizm ve İstanbul Serisi" adı altında günümüze taşımaya çalışmaktadır.

 

Konularını geçmiş yüzyıllardan seçerek izleyiciye oryantalizmi anımsatan çalışmaları ile bilinen Kamil Aslanger, bugüne kadar yüzlerce tabloya konu olmuş Osmanlı İstanbul'unun sosyal yaşamından kesitleri, yirmi yıldır eserleri ile günümüze taşımaktadır.

 

Çalışmalarında oryantalistlerle aynı teknikleri kullanan Kamil Aslanger, konularına batılı gözüyle değil, kendi geleneklerimiz penceresinden bakarak yeni bir tat, soluk ve renk getirmeyi amaçlamaktadır.

 

Atalarımızın sabır, hüner ve ince zevkini yansıtan, artık antika olmuş eski eşyaların yaşanmışlığını ve onlarla birlikteliğini sanatçı tablolarında yansıtmaktadır.


KİŞİSEL SERGİLER

1992 Oryantalizm ve İstanbul Serisi: 1 (İstanbul Sokakları ve Evleri )Horhor Sanat Galerisi Fatih- İstanbul
1994 Oryantalizm ve İstanbul Serisi: 2 Cariyeler I Nişantaşı Atölyesi İstanbul
1995 Oryantalizm ve İstanbul Serisi: 3 Cariyeler II Destek Reasürans Sanat Galerisi Maçka- İstanbul
2001 Oryantalizm ve İstanbul Serisi: 4 Topkapı Düşleri As. Müze ve Kültür Sitesi Harbiye- İstanbul
2005 Oryantalizm ve İstanbul Serisi: 5 L?lezar Devlet Resim ve Heykel Müzesi Opera Meydanı-Ankara
2005 Oryantalizm ve İstanbul Serisi: 6 L?lezar Toprak Sanat Galerisi İstanbul
2006 Oryantalizm ve İstanbul Serisi: 7 Harem'den Hayaller Kempinski HotelBarbaros Bay-Bodrum

2009 "Sarayın Perileri" Doku sanat Galerisi-İstanbul

Çeşitli zamanlarda açılan vakıf, dernek ve yardım kuruluşlarının sergilerine, Horhor, Ümit Yaşar, Toprakbank, Pırıltı ve Beff Home sanat galerilerinin karma sergilerine, As. Müze ve Kültür Sitesinin geleneksel "Yaşayan Asker Ressamlar" 1995-1996-1998-2002-2004 sergilerine katılmıştır.

SANATÇININ ORİYANTALİZM ÜZERİNE DÜŞÜNCELERİ

" ... Oryantalizm sözcüğünü sık sık kullanmaktan amacım bu akım ya da tavırın halen devam etmekte olması veya kendimi oryantalist saymamdan değil.

Oryantalizmin, doğu ülkelerinin yüzlerce yıl önceki yaşamından görünümler sunan tablolarının konularını, izleyicinin anımsamasını sağlamak, ve ben de konularımı geçmişten seçtiğim için, aralarında bağlantı kurabilmelerine yardımcı olmak. Oryantalizm ve oryantalistler, sanat tarihindeki haklı yerlerini aldılar. Doğu dünyasını konu alan o muhteşem tablolar da müzeler ve koleksiyonlardan gülümseyerek bize o günleri anlatıyorlar. Bizler de hayranlıkla onları seyrediyoruz. Geçmişte yaşanan olayları, sosyal yaşamı, farkına varamadan kaybettiğimiz ve bir daha asla geri gelmeyecek olan güzellikleri ve insanları...

Zaten oryantalizme konu olan doğu, biz değil miyiz ?

Az sayıdaki bu sanat eserleri acaba geçmişin hayal edebildiğimiz güzelliklerinin hepsini yansıtabiliyorlar mı? Daha pek çok tablolara konu olabilecek başka güzellikler ve olaylar yok muydu? Şüphesiz evet. Olmalıydı.

O halde hayal gücümüzün sınırlarını zorlayalım ve geçmiş yaşama ait yazılı, basılı, görsel ne kadar kaynak ,hal? sağlam kalabilen ne kadar mek?n,obje,giysi,eşya,alet bulabilirsek, tarihçi değil sanatçı gözüyle araştıralım, inceleyelim ve düşünelim.

Resim sanatının tüm olanaklarını kullanarak ve estetik yaklaşımlarla betimlenmiş yeni kompozisyonlar elde edemez miyiz?

Onların sadece hayal edebildikleri yada görmek istedikleri gibi gördükleri kültürümüze ve geçmişimize, kendi gözümüz ve gönlümüzle baksak verdiğimiz eserler batılı ressamlarınkilerle aynı şeyler mi olur?

Hatta biz oryantalizmin doğduğu XIX uncu yüzyıldan daha gerilere gidelim, XVI ıncı yüzyıla kadar uzanalım veya daha gerilere...

O dönemlerdeki çalışmalarıyla harikalar yaratmış olan mimarlar, taş yontma, ahşap oyma, kündek?ri, Edirnek?ri ustaları, çini ustaları, hattatlar, kalem işi ustaları, nakkaşlar ve çarşı ressamları her karış yere, duvara, tavana, kumaşa, halıya döktükleri göz n?runu, verdikleri emeği, ruhu, sevgiyi ve o muhteşem yeteneklerini, ince zevklerini,bazı engeller olmasaydı da resim sanatı için kullanabilselerdi...

Acaba nasıl şaheserler ortaya çıkardı? Hangi güzellikleri bizlere ulaştırırlardı? Toplumsal olaylar karşısındaki tavırları nasıl olurdu? Olaylara sanatçı gözüyle nasıl bakarlardı?

Veyahut da ben o dönemlerde yaşasaydım neler yapabilirdim? Bugün kaybolmuş olan hangi değerleri resimlerime konu ederdim? Hele o günlerin İstanbul'u...

Binlerce tabloya konu olan doyumsuz güzellikler arasından neler seçerdim?
Bütün bunları düşünüp düşleyerek zaman tünelinde resim yapmaya çalışıyorum. "