Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler : 0
Çevrimiçi ziyaretçiler : 28
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Çağdaş Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
İmren İyem ASLAN
 
«« Geri dön
 

 

İMREN İYEM ASLAN

(1964, Diyarbakır) 

 

1964 Yılında Diyarbakır'da doğdu ilk ve orta öğrenimini aynı ilde yaptı. Yüksek öğrenimini 1995 yılında Gazi Üniversitesi Resim Bölümü'nden Erol BATIRBEK Atölyesi'nden mezun oldu. Mezuniyet yarışmasında ödül aldı. Çeşitli orta öğretim kurumlarında resim öğretmenliği yaptı. Aynı zamanda özel anaokullarında resim ve seramik dersleri verdi. 2005 yılında eğitimcilik görevini bıraktı. 2002 yılında Ankara'da TESK Sanat galerisinde, 2005 yılında Diyarbakır'da Belediye Sanat Galerisinde kişisel sergilerini açtı. 2007 yılında ise İstanbul Çekirdek Sanatın yorumlar sergisine Van Gogh Yorumuyla katıldı. Yine aynı galerinin "66 Kadın 66 Yapıt" sergisine kabul edildi. 2004 yılında Yazar Dr. Uğur İbrahim Hakkıoğlu'na ait ‘Yargının Doruğunda Adaleti Aramak-Kütüphanemdeki Nükteler' adlı kitapların kapak resimlerini yaptı. Çocuklarla seramik çalışmaya devam ediyor, kişisel çalışmalarını da Ankara'da sürdürüyor.


KİŞİSEL SERGİLER


2002 TESK Sanat Galerisi- Ankara
2005 Diyarbakır Belediyesi Sanat Galerisi -Diyarbakır

GRAFİK ÇALIŞMASI


Yazar Dr Uğur İbrahim Hakkıoğlu'na ait ‘Yargının Doruğunda adaleti aramak- Kütüphanemdeki nükteler' adlı kitapların kapak resim ve tasarımları.


RESİMLERDEKİ YAKLAŞIMI


Geç başladığım resim çalışmalarında gözettiği temel yaklaşım resimsel etkidir. Figürlü çalışmalarında insanın modern yaşantı ve güncel uğraşların içerisinde kendinden uzaklaşması ya da kendine dönme isteğinin düşsel manzaraları yer alır.


Lekesel boya anlayışıyla vermek istediği etki zaman zaman gerçeküstücülüğe doğru uzansa da, henüz dünyevilikten uzaklaşmamıştır.
Her resim onun için bir sonraki resmin eskizi niteliğinde, sonu bilinmeyen bir serüven ve tuvalle girişilen bir savaştır.
"Hikâye"den ziyade renk ve etkiyle dile gelen bu çalışmalarda özellikle rengin bağımsızlığını koruduğu, figüre feda edilmediği görülmektedir.


Her resim, bireysel bir eylemdir; sanatçının öznel savaşından sonra izleyiciyle buluştuğu andan itibaren "özel'liğini kaybeder ve değen her bir gözle birlikte yeniden ve yeniden yapılır. Bu noktada, her bir resim "geçmiş an"dan gelen ancak "gelecek an"a bakan ve sırf bu özelliğinden dolayı insanın yapma ve anlama çabasını ortaya koyan "aydınlık" bir uğraştır.