Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler :
Çevrimiçi ziyaretçiler :
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Çağdaş Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
Deniz AKTAŞ
 
«« Geri dön
 

 

DENİZ AKTAŞ

(1987, Diyarbakır)

 

1987 yılında Diyarbakır'da doğan Deniz Aktaş, 2010 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü'nü bitirdi. Eserleriyle 20'nin üzerinde sergiye katılan genç ressam 2010 yılında lO.Şefik Bursalı Resim Yarışmasında BASARI ÖDÜLÜ aldı. 2010 Nuri iyem Resim Ödülü Sergisi, 2010 70. Devlet Resim Heykel Sergisi gibi önemli sergilerde de işleri sergilenen Aktaş, RH+ArtMagazine Dergisi'nin 2011 yılında düzenlediği "Yılın Genç Ressamı Yarışması" finalistleri arasında da yer aldı. Resim çalışmalarına kendi atölyesinde devam etmektedir.

 

*   *   *

bozuMyorum sergisi üzerine...

 

İnsanoğlu ne zaman bir kaynağı düşünüp o kaynağın daha öncesine hatta başlangıç noktasına geri gitmeyi istese belirlediği bazı anlamsal değerleri kaynağa bakarak göremez; ta ki diğer bütün anlamların ilerlemesine önayak olan belli amaçları gözlemleyene dek...

 

Derrida, bütün metafiziklerde taşınan karşıt kavramların asla değişmeyen göndermesinin "burada'nın burada olması" biçiminde düşünüldüğünü savunur. Gösteren ile gösterilen, duyulan ile düşünülen, ardzamanlı ile eşzamanlı, mekân ile zaman gibi...

Derrida, yapıbozumun bilinen "bozucu" anlamının tersine üretken ve inşaacı bir anlam taşıdığına dikkat çeker. Çünkü Derrida yapıbozum kavramını "bozuma uğratmak" değil "üstünü çizmek", "belirtmek" olarak adlandırır.

 

Deniz Aktaş'ta resimlerinde belirtmek istediklerini üstünü çizerek izleyiciye sunuyor. Çeşitli mekânlara insanlar tarafından bırakılan bir takım izleri ve mekânların insanlar üzerinde bıraktığı izleri konu ediniyor. Çalışmalarını; "...mekânlara insanlar her ne kadar bir iz bıraksa da yine kendileri çoğu kez bu izleri yok ediyor ya da yeni bir boyut kazandırıyor. Ben de resimlerimde mekân ve kent olgusunu bir bozuma uğratıyorum." şeklinde açıklıyor. Resimlerini yaparken geçmişinden beslenen ve ‘göç' kavramıyla bağlayan Aktaş, başka bir mekâna zorlama, uzaklaştırma, yok etme ya da edilme gibi olguların sorgulanması düşüncesini savunuyor. Eski toprak köy evlerinin yerini günümüz beton evlerinin aldığı, geçmişe dair bir takım izlerin kendi anlatımsal özelliklerinden sapıp günümüz yapaylığına ve sıradanlığına mecbur bırakıldığı durumu üst üste bindirilmiş eski-yeni yapılarla bozuma uğratıp karmaşıklaştırıyor. Bu karmaşıklığı yaratırken resimlerinde kullandığı ince detaylar ya da vurucu bir takım form ve biçimler Aktaş'ın resimlerinin karakteristik özelliğini oluşturuyor.

Bir yapı'nın temel dayanak noktaları tespit edilir edilmez, bu noktalar nasıl ki yapının dinamiklerinden sökülüp, çözülerek, sınır çizgileri sınırın dışına ya da marjinlerine doğru taşınarak veya taşırılarak, içerisi dışarısı ayrımı ortadan kaldırılır ise Deniz Aktaş'ın resimleri de bu bağlamda ele alınan konunun belirli sınırları içermeden dağılmış, sökülüp atılmış ya da yüzeyin dışına taşırılmış haliyle dayanak noktalarının tespit edilemediği ancak bir takım form ve biçimin referans sunduğu özgür bir tavırla resmedilmiş eserler olarak karşımıza çıkıyor.

 

Sanatçının ortaya koyduğu yapıtları, ele aldığı konu bakımından yukarıda bahsedilen olgular doğrultusunda kültürel kimlik, doğa arayışı ve kent üçgenini barındıran, aslında bozuma uğramış görünmeyeni göstermeye çalışan, yaşam alanı, barınma ve kent olgusuna izleyicinin farklı bir açıdan bakmasını amaçlıyor.

 

Sergide yer alan işlerinde büyük boyutlu tuval yüzeylerine resmettiği kentsel ve mekânsal kesitlerle içinde bulunduğumuz mekânlarda gözden kaçan, bozuma uğramış detayları vurguluyor.

 

Ele aldığı tanımlayıcı kesitler ile kullandığı mimari çizimler önceki ve sonraki arasında yapay olanı sunarak bozuma uğrayan kentleşmeyi izleyiciye sunma amacını güdüyor.

 

Seyit Mehmet BUÇUKOĞLU

Şubat 2011