Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler : 0
Çevrimiçi ziyaretçiler : 17
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Çağdaş Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
Hatice Kumbaracı GÜRSÖZ
 
«« Geri dön
 

 

HATİCE KUMBARACI GÜRSÖZ

(1945, Adana)

 

Adana'da doğmuş, ilk ve orta öğrenimini bu ilde tamamladıktan sonra 1964 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne girmiştir. Galeri'de Dinçer Erimez'le başlayan eğitimini Neşet Günal Atölyesi'nde sürdürmüş ve 1969 yılında Yüksek Resim Bölümü'nden mezun olmuştur. Mezun olduktan sonra Akademi'de Sadi Diren Atölyesi'nde iki yıl süreyle seramik eğitimi görmüş, altı yıl süreyle İstanbul, Adana ve Ankara´da Resim ve Sanat Tarihi öğretmenliği yapmıştır.

 

Uzun süre kaldığı Avustralya, Pakistan, Almanya, Yunanistan ve Türkmenistan`da, ayrıca İtalya, Fransa, İsviçre, Suriye ve Ürdün'de resim sanatıyla ilgili incelemelerde bulunmuştur. Almanya`da Federal Sanatçılar Birliği (BBK) üyeliğine kabul edilmiştir. Resim dalında ilk ödülünü ilkokulda öğrenciyken alan sanatçı, Yunanistan'daki çalışmaları nedeniyle 1997 yılında resim dalında "Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülü", Türkmenistan`da açtığı sergi ve bir Türkmen ressamla aynı tuval üzerinde çalışarak ortaya çıkardıkları eser nedeniyle 2003 yılında "Türkmen Dostluk Ödülü", Armada Sanat Festivali´ni düzenlemesinden dolayı 2004 yılında "Armada Sanat Ödülü" almıştır.

 

Türkiye'de ve Avustralya, Pakistan, Almanya, Yunanistan, Türkmenistan, Suriye, Ürdün ve İsviçre'de 36 kişisel sergi açan, 150'nin üzerinde karma sergiye, sanat fuarına ve bienale katılan, eserleri müzayedelerde sanatseverlerin beğenisine sunulan, Uluslararası İzmir Sanat Bienali'nde Seçici Kurul ve Jüri üyeliği yapan, bir kısmı İngilizce, Yunanca ve Arapça olmak üzere on kataloğu bulunan, yazılı basında hakkında çok sayıda haber ve yazı yayımlanan, televizyonda ve radyoda sanat programlarına katılan sanatçının, yurtiçinde ve yurtdışında koleksiyonerlerde, özel ve resmi kuruluşlar ile sanat galerileri ve müzelerde çok sayıda eseri bulunmaktadır. Çeşitli kuruluşlarda Türk ve Dünya Resim Sanatı hakkında verdiği konferanslar nedeniyle teşekkür ve onur plaketleri, gazilerin rehabilitasyonuna sanatla katkısından dolayı Türk Silahlı Kuvvetleri Elele Vakfı'ndan şükran plaketi almıştır.

 

Dışişleri Bakanlığı Suna Çokgür Ilıcak Sanat Galerisi'ni kuran ve Mart 2005-Mart 2007 tarihleri arasında küratörlüğünü üstlenen, halen Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mezunları Derneği Ankara Şubesi'nin Başkanı ve Bosphorus (Bahariye) Sanat Gazetesi'nin Ankara temsilcisi ve yazarlarından olan sanatçı çalışmalarını Ankara`da sürdürmektedir.

 

KİŞİSEL SERGİLER

 

2011 "İki Dost", 20. Nafplion Festival, Maria Gouma Sanat Galerisi, Nafplion, (Yunan sanatçı Sofia Kalegeropulos ile birlikte)     

2011 "İki Dost", Aenaon Sanat Galerisi, Atina, Yunanistan (Yunan sanatçı Sofia Kalegeropulos ile birlikte)

2010 "Yürğimdeki Seçki",  Atakule Vakıfbank Sanat Galerisi, Ankara

2009 "Köprüler", Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Ankara (Yunan sanatçı SofiaKalogeropoulou ile birlikte

2009 "Köprüler", Devlet Resim ve Heykel Müzesi, İzmir (Yunan sanatçı SofiaKalogeropoulou ile birlikte)

2008 Basel Kitap Fuar› "Buch 08", Basel, İsviçre

2008 Mövenpick Otel, Cenevre, İsviçre

2007 "Köprüler", Aenaon Sanat Galerisi, Atina, Yunanistan (Yunan sanatçı SofiaKalogeropoulou ile birlikte)

2007 Gallery Art & Life, İstanbul

2007 Royal Cultural Center, Fahr el Nisa Zeid Salonu, Amman, Ürdün

2006 Al-Baath Sanat Galerisi, Şam, Suriye

2006 Halep Kültür Merkezi, Halep, Suriye

2005 Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Ankara (Türkmen sanatç› ÖwezmuhammedMammetnurow ile birlikte)

2004 Armada Alişveriş  Merkezi (Armada Sanat Festivali),  Ankara, Türkiye

2003 Türkmenistan Milli Müzesi, Aflkabat, Türkmenistan

2001 İ.M.K.B. Sanat Galerisi, Ankara

2000 Emlakbank Sanat Galerisi, İstanbul

1998 Transparan Sanat Galerisi, Ankara

1995 Aenaon Sanat Galerisi, Atina, Yunanistan

1993 Antinor Sanat Galerisi, Atina, Yunanistan

1993 Sina Sanat Galerisi, Atina, Yunanistan

1992 Akbank Sanat Galerisi, Adana

1991 Emlak Bankas› Sanat Galerisi, Ankara

1991 Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, Ankara

1990 Bank für Gemeinschaft Sanat Galerisi, Bad Godesberg, Almanya

1989 Art Gallery, Bad Godesberg, Almanya

1989 Theodor Heuss Kütüphanesi Sanat Galerisi, Berlin, Almanya

1988 Türkiye ‹fl Bankas› Sanat Galerisi, Berlin, Almanya

1987 Belediye Sanat Galerisi, Siegburg, Almanya

1986 Doku Sanat Galerisi, Ankara

1976 Pakistan Art Council, Rawalpindi, Pakistan

1975 Bartoni International Gallery,  Melburn

1969 Taksim Sanat Galerisi

 

 

Mimar Sinan Üniversitesi ve Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Mezunları Derneği Ankara Şubesi Başkanı veya Yönetim Kurulu Üyesi Olarak Düzenlediği Sergiler;

 

*Mart 2011 Akademi'nin kuruluşunun 128. yılı münasebetiyle DGSA Mezunları Derneği Ankara Şubesi'nin "Plastik Sanatlar Sergisi, Çağdaş Sanatlar Merkezi, Ankara

*Mayıs 2010 Akademi'nin kuruluşunun 127. yılı münasebetiyle DGSA Mezunları Derneği Ankara Şubesi'nin "Plastik Sanatlar Sergisi, Atakule Vakıfbank Sanat Galerisi,Ankar             

*Mart 2009 Akademi'nin kuruluşunun 126. yılı münasebetiyle DGSA Mezunları Derneği Ankara Şubesi'nin "Plastik Sanatlar Sergisi", Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Ankara           

*Ocak 2009 Akademi'nin kuruluşunun 126.yılı münasebetiyle DGSA Mezunları Derneği Ankara Şubesi'nin "Plastik Sanatlar Sergisi", Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi, Ankara

*2006 "DGSA Mezunları Derneği Ankara Şubesi Resim-Heykel Sergisi", Transparan Sanat Galerisi, Ankara        

*Mart 2005   "Cumhuriyet Sanatçıları" isimli Plastik Sanatlar Sergisi, Kavaklıdere Sanat Galerisi, Ankara Mart 2004   Armada Sanat Festivali çerçevesinde "Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi Mezunları Derneği Ankara Şubesi Plastik Sanatlar Sergisi", Armada Alışveriş Merkezi, Ank.

*2002 "Sanayi-i Nefise Mektebi'nin Kuruluşunun 120. yılında Ankaralı Akademililer Sergisi", Transparan Sanat Galerisi, Ankara              

*2000 "Türk-Yunan Sanatçıları Resim Sergisi", Devlet Güzel Sanatlar Galerisi, Ankara, Aenaon Sanat Galerisi, Atina, Yunanistan    

*Mayıs 1998 Cumhuriyet'in ilanının 85.yıldönümü münasebetiyle "Mimar Sinan Üniversitesi Güzel                  Sanatlar Akademisi Mezunları Resim Sergisi", Almatı, Kazakistan 

 

Dışişleri Bakanlığı Suna Çokgür Ilıcak  Sanat Galerisi Küratörü Olarak Düzenlediği Sergiler

 

Ocak 2007 Hans J. Aubert, "Almanya'da UNESCO Kültür Miras Varlıkları Fotoğraf Sergisi"        

Aralık 2006 "Çağdaş Hırvat Resim Sergisi"           

Kasım 2006 Süleyman Gündüz, "Ağıtlar ve Anıtlar-Fotoğraf Sergisi"      

Kasım 2006 Aykut Öz, "Heykel Sergisi"

Ekim 2006 "Dışişleri Bakanlığı Genç Sanatçılar Resim Yarışması Sergisi"

Mayıs 2006 Beril Anılanmert, "Seramik Sergisi 

Mayıs 2006 Sıtkı Fırat, "Yurttan ve Dünyadan Yansımalar - Fotoğraf Sergisi"     

Nisan 2006 Dışişleri Bakanlığı Sanat Galerisi'nin 6. Ankara Sanat Fuarı'na katılımının organizas 

Mart 2006 "Dünya Kadınlar Günü Karma Resim ve Baskı Sergisi"           

Mart 2006 Vildan Çetintaş, "Dönüşler - Heykel Sergisi"            

Ocak 2006"Dört Kıtadan Camaltı Resimler", Neveser Aksoy Koleksiyonu         

Ocak 2006 Neveser Aksoy, "Pencereler - Resim Sergisi"          

Ocak 2006 "Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü Öğretim Elemanları Seramik Sergisi"

Ekim 2005 Sıtkı (Usta) Olçar, "Çini ve Mozaik Dünyası"               

Ekim 2005 Ercan Gülen, "Retrospektif - Yağlıboya Resim ve Linolyum Baskı Sergisi"    

Mayıs 2005 "Genç Yorum Seramik Sergisi"

Mayıs 2005 "Plastik Sanatlar Sergisi"     

 

*   *   *

 

BAŞKENT'DE VE YAŞAMDA SANAT


Nardugan ve "Hocam Hatice Kumbaracı Gürsöz"

 

2016'nın, siyasi sıkıntıların, terör olaylarının, sağlık sorunlarının geride kaldığı; güzel günlerin, mutlu yarınların yaşamımızda yer edeceği bir yıl olmasını temenni ediyorum. 2015 yılını, takip edebildiğim kadarıyla, sergi açılışları, sanat fuarları ve müzayedeleri, sanatçı ve jüri üyesi olarak katıldığım 3. İzmir Uluslararası Sanat Bienali gibi etkinliklerle geçirdik. Şimdi anladım ki zaman çok çabuk geçiyor. Sanatçıların kendilerini yazıyla, müzikle, resimle, heykelle ifade etmeleri insanın içini aydınlatıyor. Yaz ve bahar insanların gelecekteki düşlerine ne kadar açıksa, kış da bu karamsarlık içinde geçmişini çağırıyor insanın... Özellikle yılbaşları...Yılbaşlarını şimdiye kadar diplomat eşimin görevi dolayısyla Ankara, Adana, İstanbul, Melburn, İslamabad, Nürnberg, Bonn, Atina, Brüksel, Strasburg, Aşkabat gibi çok yerde kutladım. Türkiye dışındaki şehirlerde yaşayan insanlarla ayrı dilleri konuşuyorduk ama bu farklılık aynı duyguları paylaşmamıza mani olmadı. Bu sene yaşanan siyasi gerginlikler ve terör olayları hepimizin moralini bozdu. Buna rağmen ben bu sene yılbaşı ağacını süsledim. Yılbaşı ağacı deyince... Nardugan'dan bahsetmek istiyorum. Bu konuyu zaten gelenekselleştirdim.


Nardugan


Yılbaşlarında ağaç süslemenin tarihçesini araştırdım. Hristiyanların İsa'nın doğuşu olarak kutladıkları Noel çok eski devirlerde Türklerin "Yeniden Doğuş Bayramı"ydı. Türklerin tek tanrılı dinlere geçmesinden önceki inançlarına göre yeryüzünün tam ortasında bir akçam ağacı bulunuyordu. Eski Türklerde yerin göbeğinden göğe kadar bir ağaç tasavvur ediliyor. Bu ağaç Sümerler'de de var. Bir ucunda gök tanrısı duruyor, buna Hayat Ağacı diyorlar. 22 Aralık'ta güneş yeniden dünyayı aydınlatmaya, gündüzleri uzatmaya başlıyor. İnançlarına göre, gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık'ta gündüz geceyle savaşıyor ve geceyi yenerek zafer kazanıyor. İşte gündüzün bu zaferi akçam ağacının altında kutlanıyor. Bu bayramın adına Nardugan deniyor. Yani Doğan Güneş (nar=güneş, dugan= doğan). Türkler Yeniden Doğuş Bayramı'nı kutlamak için akçamı evlerine getiriyor, altına o sene kendilerine güzel bir yaşam verdiği için tanrıya hediyeler koyuyorlar. Ertesi sene için de tanrıdan istedikleri ve adakları yerine gelsin diye ağacın dallarına kurdeleler ve paçavralar bağlıyorlar. O günlerde büyük şenlikler yapıyorlar. akçam ağacı yalnız Orta Asya'da yetişiyormuş. Bu adet Hun istilası sırasında Avrupa'ya geçiyor. Konunun Noel'le alakası yok. İznik Konsili'nde pagan adeti olarak görülen bu uygulamayı İsa'nın doğuşu olarak kabul edelim diyorlar. Böylece Hristiyanlara geçiyor. Ama ağaç süsleme pek yok, Süsleme 16. yüzyılda Almanya'da başlıyor, daha sonra Fransa'ya geçiyor ve dünyaya yayılıyor.


Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ'a göre, eski Türklerde insanlar iyiliği ve kötülüğü temsil eden tanrılara cömert davranmak zorundaydı. Ağacın altına hediyeler koyarken bir yandan da mutluluk ve sağlık diliyorlardı. Görüldüğü gibi bu olayın İsa'nın doğumuyla bir ilgisi yok. Doğum sadece güneşin yeniden doğuşunu simgeliyor.


"Hocam Hatice Kumbaracı Gürsöz"


İlk öğretmenlik yıllarımda Adana Karşıyaka Lisesi'nde öğrencim olan, halen Mersin Üniversitesi'ndeki öğretim üyeliği ile sanat çalışmalarını ve köşe yazarlığını birlikte yürüten Orhan Özdemir'in Mersin'de yayımlanan İmece gazetesindeki Öğretmenler Günü münasebetiyle kaleme aldığı "Hocam Hatice Kumbaracı Gürsöz" başlıklı yazısı beni çok mutlu etti. Değerli öğrencimin bu yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum.
"Osmanlı'dan bugüne yoksulluk içinde kıvranıp durur bizim eller. Yılmaz Güney'in "Sanık" adlı kitabının kahramanı, hemşerimiz, Yaşar Yılmaz'ın dediği gibi, 1960'lı yıllarda otuz iki köyü bulunan Tufanbeyli'nin bir tek beyi vardır. O da Adana'da bir okulda müdürlük yapan Mustafa Bey'dir. İkinci bir bey bulunmamaktadır.


Tufanbeyli yöresindeki zor yaşam koşullarından; okul denilemeyecek mekânlardan ve çoğu zaman öğretmenlerin gelmek istemediği okullardan sıyrılmayı başaran öğrenci olarak gelip kayıt yaptırdım Adana Karşıyaka Lisesine. Lise öğrenimi süresince, gecekondu semtlerinde kiraladığımız derme çatma evlerde, benimle aynı konumda olan öğrencilerle birlikte kaldım. Dayanışarak, varımızı yoğumuzu paylaşarak... Kimi zaman umutlu, kimi zaman umutsuz...
Yıl 1971. Genç bir hoca geliyordu resim derslerimize. Adı, Hatice Kumbaracı... Özgüveni yüksek, sakin davranışları ve giyim kuşamına gösterdiği özenle ilgimi çekiyordu. Yalnızca giyim kuşamındaki farklılık değil, tam olarak betimleyemediğim başka farklılıklar da görüyordum yeni resim hocamda. Örneğin, öğrencilere emir kullarıymış gibi davranmıyordu. Bir şeyi dikte ettirmiyordu. Zorlamıyordu kimseyi; daha da önemlisi terbiye etmeye kalkışmıyordu. Hoca ve öğrenciler olarak farklı rollerimiz olmasına karşın, içimizden biriymiş gibi iletişim kurabiliyordu bizimle.


İlerleyen zaman içinde, çeşitli çalışmalarımdaki çizgilerimi fark etti. Sonra da yoksulluğumu... Benimle ilgilenirken öyle nazik bir dil kullanıyordu ki, pek alışık olmadığım bu güzel dil kullanımı karşısında çoğu zaman ne diyeceğimi bilemiyordum. Yine de vazgeçmiyordu benden. Müdürümüzle görüşerek bana para karşılığında çeşitli boylarda resimler yaptırıp lisenin duvarlarına astırdı. Daha sonra yine ücretli olarak bir ilkokula 23 Nisan panosu, Abdülkadir Paksoy Kız Lisesine de üçüncü kattan asılınca ucu zemin kata kadar uzanan bir Atatürk posteri yapmamı sağladı. Bunlarla da yetinmeyip beni İstanbul'daki Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisine yönlendirdi. Zor şartlarda da olsa sınava katılmayı başarabilmiştim. Ne var ki sınavı kazanamadım.


Hatice hocam, Karşıyaka Lisesindeki kısa buluşmamızda, öncelikle resim yapma becerimi ve bunun önemini kavramamda yaşamım boyunca unutamayacağım derecede etkili olmuştu. Bugün resim sanatının dışında başka bir mesleği icra etmeye çalışıyor olsam da; resim yapmaktan ve sanatla ilgilenmekten vazgeçmediysem, bunda Hatice hocamın önemli bir payı olduğunu belirtmeliyim.


1971'den bu yana neredeyse kırk beş yıl geçmiş. Yaklaşık iki yıl önce hocamla sosyal medya aracılığıyla yeniden haberleşmeye başladığımda ne çok sevindiğimi anlatamam. Gördüm ki yaşam karşısında özgüvenli duruşundan hiçbir şey eksilmemiş; resim sergileri açıyor, ortak sergilere katılıyor. Sanatla ilgili derneklerde aktif görev alıyor.


Hatice hocamın kişiliğinde tüm öğretmenlerimizin yenice uğurladığımız öğretmenler gününü kutluyor, hiç unutmadığım biricik hocamı sevgi ve saygıyla selamlıyor, uzun ömürler diliyorum.


Orhan Özdemir
28 Kasım 2015"

 

Beni çok duygulandıran bu yazı için öğrencim Orhan Özdemir'e çok teşekkür ederim.

Şimdilik Başkent'ten bu kadar, sağlıklı ve sanat dolu günler dilerim