Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler : 0
Çevrimiçi ziyaretçiler : 16
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Çağdaş Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
İhsan DOĞRUSÖZ
 
«« Geri dön
 

 

İHSAN DOĞRUSÖZ

(1968)

 

Sanatçı 1968 yılında doğdu. 1990 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü'nde Lisans, 1993 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü'nde Yüksek Lisans; 1997 yılında George Washington University Columbian college Arts and Sciences da Doktora 2001 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi  Resim Bölümü'nde Sanatta Yeterlilik  eğitimini  başarı ile tamamladı.

 

2001 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ne Yrd.Doçent olarak atandı; 2008 yılında Üniversitelerarası Kurulun sınavında başarılı olup,  Doçent  ünvanı almaya  hak kazandı.

 

2001 yılından 2005 yılına kadar Çanakkale  Onsekiz  Mart  Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölüm Başkanı 2003 yılından 2011 yılı sonuna kadar Resim Bölüm Başkanı olarak görev yapmıştır. Sanatçının Türkiye  ve Yurt dışında  A.B.D,  Polonya,  Bulgaristan, Yunanistan, Meksika'da  özel ve devlet kurumlarındaki  kolleksiyonlarda eserleri bulunmaktadır.

 

*   *   *

 

İHSAN DOĞRUSÖZ ve DENİZCİNİN GÜNLÜĞÜ

 

İhsan Doğrusöz, Nesli Tükenen Balıklar Müzesi adlı resim serisinde, Marmara'nın hikayelerde kalmış ya da kalmaya yüz tutan balıklarının bir hatırası, yitip gitmiş ya da yitebilecek olanı koruma, elde tutma, belgeleme, sanatla yaşatma endişesi ve çabasının bir ürünü... Sanatçının bir seri oluşturan ve benim ‘balık portreleri' olarak adlandırdığım resimleri için de benzer bir yorum yapılabilir. Barbunya, istavrit, iskorpit ya da dülger... Her biri altın kahve, sarı ya da bordo bir monokrom artalanın üzerinde kıvrak, ustaca fırça darbeleriyle şekillenivermişler. Varlıkları bir yandan deniz yaşamının olağanüstü zenginliğini ve güzelliğini duyuruyor bir yandan da türlerinin geleceğinin belirsizliğinden ya da yakalanmış olmaktan kaynaklanan dramını yansıtıyor. Bozcaada'nın Balıkları gibi bazı resimlerde balıklar bir balıkçı tablasının üzerine dizilmiş duruyorlar. Sabitlenmiş iri siyah gözlerinde denizden koparılmış olmanın hüznü var.

 

Hele Sait Faik Abasıyanık'ın ‘balıkların en çirkini' dediği dülgerler... Kalın gövdeli, iri kafalı, gözleri dışa çıkık ve ağzı aşağıya doğru kıvrıldığı için üzgün bir ifade taşıyan bu balıklarda hüzün duygusu iyice belirginleşiyor. Sanatçının ifadeci anlatımına dülger balığı hepsinden daha fazla uyum sağlıyor.

 

Abasıyanık Dülger balığının ölüm halinin uzun sürmesinden yola çıkarak, bu balığı kendi atmosferimize alıştırmayı bile hayal etmiş bir hikayesinde. Yazarın bu balığı aramızda yaşatırsak ona neler yapabileceğimizi öngören tasvirleri ise Doğrusöz'ün resimlerindeki balıkların sadece bir balık olmanın ötesinde bir birey, bir iç dünya olduklarını, dahası toplum içinde yalnızlığa terkedilmiş sanatçı kimliğinin bir ifadesi olduklarını anlamamıza yardımcı oluyor: "Onu atmosferimize, suyumuza alıştırdığımız gün, bayramlar edeceğiz. Elimize görünüşü dehşetli, korkunç, çirkin ama aslında küser huylu, pek sakin, pek korkak, pek hassas, iyi yürekli, tatlı ve korkak bakışlı bir yaratık geçirdiğimizden böbürlenerek onu üzmek için elimizden geleni yapacağız. Şaşıracak, önce katlanacak. Onu şair, küskün, anlaşılmayan biri yapacağız. Bir gün hassaslığını, ertesi gün sevgisini, üçüncü gün korkaklığını, sükûnunu kötüleyecek, canından bezdireceğiz."   

 

İhsan Doğrusöz resimlerinde lekeci, belirgin fırça vuruşlarına yer veren, renk ve ton geçişlerinin önem kazandığı bir biçim anlayışıyla dikkat çekiyor. Bozcaada'nın Balıkları II adlı resimdeki artalan Türk resminin büyük ustası Cevat Dereli'nin resimlerindeki boya kullanımını andırıyor. Savruk gibi görünen ama ustaca dengelenmiş renk lekelerinin hareketli bütünü resimlere yaşam katıyor. Hayranlık duyduğu Van Gogh gibi dışavurumcu bir tarzı benimseyen Doğrusöz'ün resimlerinde renk kullanımı ve biçim bozma yadsınamaz bir öneme sahip. 

 

Sanatçı biçim anlayışını şu şekilde tanımlıyor: "Eserlerimde temel birim biçim tektir ve ortaktır. Bu biçim fırça darbesinde veya çizgisel konturda organik, dinamik ve helezonik bir yöne sahiptir. Bu yön uygulama aşamasında yararlanmış olduğum figür ve biçimlerin dışavurumcu etkide olmalarını sağlar."

 

Doğrusöz farklı malzeme ve tekniklere ilgi duyan bir ressam olarak tuval ya da kağıt üzerine çalışmalara ağırlık vermektedir. Yurtdışında bulunduğu dönemde özellikle özgün baskı teknikleri üzerine yoğunlaşan çalışmaları onun bu alanda yetkin eserler vermesinin önünü açmıştır. Kuru kazıma ve aquatint teknikleriyle yaptığı Denizcinin Günlüğü serisi gibi kağıt üzerine çalışmalarında kıvrak çizgiler tuval resimlerindeki fırça vuruşlarını tekrar etmektedir. Sanatçı malzemeyi kendi biçim yaklaşımı doğrultusunda ustalıkla yönlendirmektedir.

 

İhsan Doğrusöz, Türk resminde Ondört Kuşağına kadar inen ve izleyen kuşakların Cevat Dereli, Mustafa Esirkuş gibi ustalarında zirve yapan balık ve balıkçı temasını yeni bir duyarlılıkla ele almakta ve zenginleştirmektedir. Bu resimler bizleri deniz yaşamının kendine özgülüğü ve canlılığıyla karşılaştırmakla birlikte daha da çok çevresel bir duyarlılığa davet ediyor. Ama belki de aynı zamanda balıkların imgesinde sanatçı kimliğinin toplumdaki yalnızlığını ifade ediyor. Sanatçılar da balıklar gibi kirlenme ve bozulmuşlukla baş etmeye çalışıyor. Uygar dünyanın atmosferine uyum sağlamadan varolma mücadelesi veriyor.

 

Doç.Dr. Mehmet Üstünipek

Kültür Üniversitesi Öğretim üyesi,

Sanat Tarihi Uzmanı.