Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler : 0
Çevrimiçi ziyaretçiler : 24
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Çağdaş Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
Şenol YOROZLU
 
«« Geri dön
 

 

ŞENOL YOROZLU
(1950, Trabzon)

Sanat yaşamına, erken yaşlarda karikatür çizerek başladı. Pardon ve Ustura dergilerinde ilk karikatürleri yayımlandı. 1967-1969 döneminde çizdiği bu karikatürleri, 1968-1974 döneminde Akbaba’da çizdiği karikatürler izledi.

1973-1978 yılları arasında, İDGSA Resim Bölümünde, Neşet Günal atölyesinde sanat öğrenimi gördü. Kendi olanaklarıyla Avrupa’da, 1975-1977 yıllarında, sanat araştırmaları yaptı. İlk kişisel sergisini 1978’de, İstanbul’da (Deko) açtı. Özel bir atölye kurarak çalışmalarını geliştirdi. Uluslararası sergi ve bienallere (1.Asya-Avrupa Bienali, İstanbul Çağdaş Sanat Sergileri, Geleneksel Yapılarda Çağdaş Sanat) katıldı. Bir süre İsveç’te yaşadı.

Serbest sanatçı olarak, yaşamını İstanbul’da sürdürmektedir.

ÖDÜLLER

1979 ‘’Yeni Eğilimler Sergisi’’ (Başarı Ödülü)
1980 Abdi İpekçi Resim yarışması (Üçüncülük Ödülü)
1982 Vakko Büyük Resim Yarışması (Mansiyon)
1983 Viking Özgünbaskı Resim Yarışması (Başarı Ödülü)
1984 Vakko Büyük Resim Yarışması (Başarı Ödülü)
1985 Sanat Kurumu (Yılın Sanatçısı Ödülü)
 

Can Aytekin'in gözüyle Yorozlu,


"Yorozlu resmi bir imkan gibi görür. Atölye çalışması esastır, vazgeçilmezdir. Bu süreçte resim alanı sürekli genişletilerek zorlanır, sınırlara götürülür. Bu işlem bir arıtmaya, kuyumcunun taşı işlemesine, simyacının deneylerine benzetilebilir. Burada ustalık sırlanır, gizlenir: ‘Esas ustalık, ustalığı gizlemektir' diyenlerin mirasıyla.


O sürekli olarak fikir ile ifade arasındaki farkı ortadan kaldırarak onları estetik deneyimde birleştirir ve resimler oluşturur. Resim alanından çıkmaz fakat kendini ve bizi şaşırtma niyetiyle sürekli gezer. Her sergide yeni sentezler, yeni buluşlar yakalar. Her yeni resim evvelkini ve sonrasında gelecek olanı keşfe çıkar."

Şenol Yorozlu'nun "ilkeli" duruşu ve yaşama geniş bir açıyla bakarken sorgulayan kimliği doğal olarak sanatsal diline de yansımış ve "muhalif" ve "şaşırtıcı" sözcükleriyle nitelenmesine neden olmuştur.