Online members    
Online members : 0
Online guests : 16
» Turkish Visual Art Encyclopedia » Contamporary Turkish Artists » Artist Detail  
Google In pages
FAMOUS TURKISH ARTISTS
TODAY'S TURKISH ARTISTS
FAMOUS FOREIGN ARTISTS
ARTIST DETAIL
Nurettin ERDOĞAN
 
«« Back
 

 

Nurettin ERDOGAN

(1954, Kangal-Sivas)

 

    

1954 Sivas Kangal doğumlu. 1976 yılında Ankara Belediyesi'nde memuriyete başladı. 1978 yılında AİTİA Gazetecilik ve Halkla ilişkiler Y.O.nu bitirdi. 1984 yılında TSK Foto FİLM Merkezi ‘ne Senarist olarak atandı. 2001 yılına kadar süren bu görevi sırasında çok sayıda TV tanıtım programı yazıp yönetti. 2001 yılında emekli oldu. Şimdi, bir bölümünü atölye haline getirdiği Ankara'daki evimde resim çalışmalarına devam ediyor.
 

EXHIBITIONS

 

1992 OYAK Sanat Galerisi Karma
1993 OYAK Sanat Galerisi Karma
2007 İLAYDA Sanat Galerisi Karma
2009 TALİH KUŞU Sanat Gal. Kişisel
2010 NAR Sanat Galerisi Karma
2010 EKİN Kül. Mrk. Kişisel 

 

ABOUT HIS ART

 

Ben figüratif bir ressamım. Resimlerimde, yeryüzünün en dikkate değer varlığı olduğuna inandığım insanı ve insan davranışlarını konu alırım. Çünkü insan, aklı ve  yetenekleri ile yeryüzündeki yaşama doğrudan müdahale edebilen, onu kendi isteği doğrultusunda değiştirip, yeniden biçimlendirebilen ve bunların sonucunda ortaya çıkan tüm gelişmelerin vebalini  taşıyan tek canlı varlıktır.

      

Evet, bana göre insanoğlu vebal taşır. Hem de yeryüzündeki tüm canlıların vebalini... Çünkü egoistçe yaptığı müdahalelerle yeryüzündeki doğal dengeyi bozan ve tüm canlı yaşamı büyük bir tehlikenin eşiğine getiren sadece insandır. Bu büyük bir vebaldir ve bu vebalin hesabını bir gün mutlaka vermek zorunda kalacaktır.

     

İşte ben, yaptığım resimlerle  insanoğluna taşıdığı bu vebali hatırlatmak istiyorum. Bunu, tıpkı insanın doğaya yaptığı müdahale gibi ben de onun doğal görünümüne müdahale edip biçimini bozarak yapıyorum. Bu yüzden insan figürlerini duyu organlarından arındırıp soyut bir yaklaşımla onları stilize ediyorum ve bununla demek istiyorum ki; " Ey insanoğlu!.. Büyük vebal taşıyorsun fakat bunun farkında değilsin. Çünkü idrak edemiyorsun. Çünkü duyu organların çevreden gelen tehlike sinyallerini toplayıp beynine iletemiyor. Çünkü onlar zaafların karşısında dumura uğramış, artık  görev yapamıyorlar. Onlara güvenme ve bir an önce yeryüzündeki hayatın kaynaklarını kirletip yok etmekten vazgeç. Yoksa bu vebalin faturası çok ağır olacak.. "

 

Görüldüğü gibi, tuvallerimi dolduran duyu organlarından arındırılmış soyut insan figürleri, yakın geleceğin en hayati konusu olacağına inandığım "çevre kirliliğine" dikkatleri çekme isteğimin resimsel bir ifadesi, görsel bir dışavurumudur.

     

Figürlerim duyu organlarından yoksun olduğu için duygu ve düşüncelerini sadece beden dilini kullanarak ifade ederler. Bu yüzden önce, oval ve kavisli çizgilerle figürlere hareket verip onlara beden dilini kullanmayı öğrettim. Sonra da oluşturduğum kompozisyonlarda bu figürleri dinamik birer unsur olarak yan yana getirip birbiriyle ilişkilendirerek bir ifade bütünlüğü sağladım.

   

Aslında her biri  bir sembol, bir araç olan bu soyut  figürler, oval yapıları ve silindirik biçimleri ile Kübizmin kullandığı formlara yakındır.İlk dönem çalışmalarımda figürlerimin birbirini kapatmadan  tamamının resim yüzeyinde görünmesini istediğim için  Optizme yöneldim. Bu yüzden saydam figürler çizdim. Daha sonra vazgeçtim.

      

Resimlerimin sağlam kompozisyon örgüsü içinde oluşmasına dikkat ettim. Figürlerimi yerleştirirken kompozisyon bütünlüğü içinde dengeli ve ölçülü dağılımına özen gösterdim.

      

İri kütleleriyle resimlerimi bezeyen bu figürler, desen tekniği açısından da oldukça sağlamdır. Stilize edilmiş biçimleriyle bile insan formunu hakkıyla betimler ve hareketi tam olarak verirler.

      

Renkçi bir anlayışa sahibim Fakat renkleri spontane kullanmam. Desen ile birlikte önceden tasarlar ve her birine ayrı bir anlam yüklerim..  Kompozisyonlarımı kurgularken renklerin uyumlu bir şekilde yan yana gelmesine dikkat ederim. Böylece kullandığım renkler, resmin bütünlüğü içinde ana temayı güçlendiren bir rol oynarlar.

    

İlk dönemlerde bir miktar pastel çalışmakla birlikte, genellikle yağlı boya kullandım. Boyanın resmin dokusu içinde plastik olgunluğa ulaşmasına dikkat ettim. Deyim yerindeyse boyayı pişirdim.

     

Boyama tekniği açısından ise daima bağımsız hareket ederek değişik uygulamalara yöneldim. Böylece ele aldığım konunun ana temasına uygun yeni boyama biçimleri bulmaya çalıştım.