Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler : 0
Çevrimiçi ziyaretçiler : 23
» Görsel Sanatçılar Ansiklopedisi » Usta Türk Sanatçıları » Sanatçı Detayı  
Google Sitede
ÜNLÜ TÜRK SANATÇILARI
GÜNÜMÜZ TÜRK SANATÇILARI
ÜNLÜ YABANCI SANATÇILAR
SANATÇI
Rafet EKİZ
 
«« Geri dön
 


RAFET EKİZ
(1950, Terme-Samsun-2003 Samsun)

1950 Samsun-Terme' de doğdu
1974 İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsünü- Selahattin Tarhan Atölyesinden mezun oldu.
1982 Yılında D.G.S Akademisi Yüksek Resim Bölümü Özdemir Altan ve Devrim Erbil Atölyelerinden mezun oldu.

ÖDÜLLER

1972 Atölye içi Yarışmalar Baş Ödülü
1972 Türkiye Üniversiteler Arası Kızılay Derneği İkincilik Ödülü
1973 T.C. 50. Yıl Okul Şenlikleri Resim Dalı Okul Birincilik Ödülü
1974 Diploma Konkuru Resim Birinciliği
1976 İstanbul (Uluslar Arası) Arkeoloji Müzesi Açık Hava Sergisi Resim Dalı ödülü
1979 DYO resim Yarışması Mansiyon
1982 Ev Dekorasyon Dergisi, Altın Palet Yarışması, Başarı Ödülü
1983 Ev Dekorasyon Dergisi Altın Palet Ödülü
1984 Talens Boyaları Türkiye Resim Yarışması Mansiyon
1985 Uluslar Arası İstanbul Kültür Festivali (Resim Yarışması) Günümüz Sanatçıları, Resim Dalı, Sanat Ödülü..

Bu tarihten sonra yarışmalara katılmama kararı aldı..

KİŞİSEL SERGİLER

1986 Galata Sanat Galerisi (Ekiz'ler Sanat Olayı 1)
1987 Teşvikiye Sanat Galeresi,
1988 Teşvikiye Sanat Galerisi,
1988 Urart Sanat Galerisi (Ankara),
1989 Ramko Sanat Merkezi-İst.,
1990 Armoni Sanat Galerisi-Ankara,
1991 Ramko Sanat Galerisi-İst.,
1992 Datyadost Sanat Galerisi-İst,
1992 Galeri Micro-İsveç, 1994 Bakü Sergisi,
1994 Datyadost Sanat Galerisi-(Tüyap Uluslar Arası Sanat Fuarı-Kişisel)
1996 Passion Sanat Galerisi-İst.,
1997 İlayda Sanat Galerisi-Ankara,
1997 G.F. Galeri-İzmir,
2003 Terakki Sanat Galerisi-İst,
2003 Terakki Sanat Galerisi Vakfı-Uluslar Arası Çağdaş Sanat Buluşması Kişisel-İst.,
2004 İTK Gazi Mustafa Kemal Paşa Sanat Galerisi-İzmir,
2006 Atatürk Kültür Merkezi Retrospektif Resim Sergisi-İst..

Sayısız Karma sergilere katılan sanatçının yurtiçi ve yurtdışı seçkin koleksiyonlarda eserleri yer almaktadır.


14 Temmuz 2003 tarihinde, araba çarpması sonucu yaşama veda etti...


Sanatçı için 2007 yılında iki kitap yayınlandı. Altmış yakın dostunun, anılarını, sanatçı kişiliğini, ilginç anekdotlarının anlatıldığı "Rafetçe" adlı kitap Leman yayınlarınca basıldı. İkinci kitabında ise, 33 yıllık Sanatı, yaşamı ve bu süre içersinde yaptığı eserlerinden altı yüz dolayında resim ve desenlerinin yer aldığı, renkli, kuşe, büyük boy sanat kitabı ailesi tarafından bastırıldı.

 

*   *   * 

 

YAŞAM, DRAM, SANAT: EKİZ AİLESİ


Halkan DEMİR


Sanatın algılanması ve üretilmesi sürecinde genetik aktarımın önemi ve etkisi tartışılan başlıklar arasındadır. Kültürel etki aile içinde dilin ve davranışın farklı görünüşlerine sebebiyet verecektir. Ancak iş üretmeye geldiği zaman bu etkinin ne kadarı bir sonraki kuşakta görülür, Picasso ve babası, altı kardeşin dördünün tanınan sanatçı olduğu Duchamp ailesi, bizden tanınan sanatçı ailelerinden Eyüboğlu ailesi gibi. Kimi zaman birinci kuşak, kimi zaman ikinci kuşak veya kardeşlerden birisinin öne çıktığı sanatçı aileleri sanatın tarihi içinde karşımıza çıkmaktadır.


Ekiz ailesi de bizim coğrafyamızda birçok bireyinin kendi tarzını oluşturacak yetkinlikte eser ürettiği sanatçı aile değerlendirmesinde bulunabileceğimiz grubu oluşturmaktadır. Aileyi, diğer aynı aileye mensup sanatçı gruplarından ayıran farkı ise aile bireylerinin neredeyse hepsinin oldukça dramatik yaşam hikâyesine sahip olmasıdır. Ekonomik yoksunluklar içinde geçen ömürler, bunun arkasında müthiş bir azim, sanat okullarında alınan eğitim, ama trajik ve erken gelen ölümler.


Sanatsal anlamda ise Ekiz Ailesini buluşturan en önemli öğenin görsel denge olduğunu söylemek mümkün. Farklı teknik ve alanlarda üretim yapan aile mensuplarının ortak yönü olarak görebileceğimiz retinasal okumanın yüzey veya malzeme üzerine işlenerek forma dönüşme sürecinde kullandıkları malzemeyi iyi tanıdıkları ve bunu doku ile aynı yoğunlukta buluşturdukları görülmektedir. Bu bütünlük görsel etki olarak izleyende tamlık duygusu, görsel dengenin sağlamlığı hissine neden olmaktadır.


Ekonomik nedenlerle yaşanan göç, işçi bir kocanın, tütün fabrikasında yine işçi olarak çalışan ve buradan emekli olan annenin, zaman içinde çocuklarının bıraktığı malzeme ile resme başlaması ve kendi dilini oluşturacak kadar renkçi ve naif tarzını yaratması zamanın akışına aykırı kimliği ile Esma Ekiz'i bize tanıtmaktadır. Esma Ekiz ( 1921-1996), herhangi eğitim almadan, okuma yazma bilmeden başladığı resim çalışmalarında görmenin ve gördüğünü en yalın ifade etmedeki içtenliğin resmini, sade dille gündelik yaşamın renklerine dokuyan naif fırça. Renkçi dili tüm sıcaklığı ile doğayı, yaşamı tuvalinde tekrar yaşamak istercesine aynı içtenlik ve içeridenliği kompozisyonlarına taşımış; izleyende samimi etkiyi sıcak renkleri ve dokunulacak kadar yakın figürlerinde yan yana verebilmiş, zamanının sessiz tanığı.

 

Ailenin akademili ilk çocuğu Metin Ekiz (1945-2013), yarattığı metal heykel kompozisyonları ile tanınan sanatçı. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nden 1975 yılında Hüseyin Gezer atölyesinden mezun olan sanatçı öğrencilerinin ve meslektaşlarının dilinden onların sevgili Metin Abisi olarak hala anılarında canlı yaşayan ismi. Metin Ekiz figüratif anlatımlı kompozisyonlarında metal malzemenin sınırlarını zorlayan bir dil kullanır. Bronz kalıp veya metal kaynak tekniklerini kullanarak ürettiği eserlerinde endüstriyel ürün olan metalinsanatsal anlamda nasıl yumuşatılacağını, ağırlık ve dolgunluk algısının içi boşaltılan kompozisyonları ile derinlik ve anlamın uzamsal alana taşınacağını göstermiştir. Ömrünün son dönemlerini de geçirdiği Samsun'da doğa ve çocukluğuna ait at kompozisyonlarında at'ın tüm hareketlerini geçmişinin derinlerinden çıkararak metalin dokusuna işlediği at konulu kompozisyonlarında gözün ve belleğin büyük uyumu yan yanadır. İnsan figürlerinde metal malzemenin kaynakla birleştirilmesi dokuyu hareketlendirdiği gibi gerçeklik ve soyutluk arasında derin algısal etki yaratır.

 

Sanat dünyasında ailenin en çok tanınan ismi Rafet Ekiz (1950-2003). Resmi kendisiyle konuşmanın yolu olarak seçen sanatçı, resimlerini herhangi bir değerin karşılığı olarak düşünmemiş, içten seslenişini zamanla soyutlaşan renkçi dilinde ifade aracı olarak görmüş bir imza. Renk ve denge ailenin tarihsel belleğinin yansıması ise bunları aşkın bir anlatıma doğru çeken dil. Rafet Ekiz'in diğer aile üyelerinden ayrılan anlatımının tuvale yansımasıdır. Rafet Ekiz'de soyutlaşma yerel gerçekliğin, evrenselin sınırlarına taşması olarak görünüş kazanır. Zamanın ona bıraktığı yaşamsal ve yazınsal birikimden uzak değildir. Bunu dilinin sınırlarını zorlarcasına içselleştirerek iç içe vermek de ustalığın etkilerle değil özgünlükle nasıl harmanlacağının kompozisyona dönüşmesidir. Espasın renklerle yoğunlaştığı alanların derinliğinde lekesel etkiler ile yaratılan parçalanma, sanatçıya açılan yolun izleri gibi. İçinde yaşadığı çatışmaları alkolün ve sanatının sınırlarını zorlarcasına yükseltir. Tüm bu yoğunluk içinde 2003 yılında geçirdiği elim bir trafik kazası usta sanatçıyı aramızdan alır. Trajik son henüz Rafet Ekiz için nokta koymamıştır. Morgda geçen on üç gün sonunda kimsesizler mezarlığına kaldırılacak iken son an da teşhis edilir ve ebedi uykusuna yolcu edilir. 

 

Plastik sanatlar ile uğraşan ailenin bir diğer üyesi Rahim Ekiz (1955-1987), maalesef bir inşaatın beşinci katından düşerek çok genç yaşta trajik ölümü ile tüm aile bireylerinin yaşadığı dönemdeki en büyük kırılma noktalarından birini oluşturur. Önce resim sonra heykel eğitimi alan Rahim Ekiz abisi Metin Ekiz gibi heykel sanatının zamanı için önemli değerlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Resimlerinde soyut, renkçi ve derinlikli dili, Rahim Ekiz'in heykellerinde kaynakla birleştirilmiş varlıkla yokluk arasında salınan gerçeğin içinden görünmeden geçip giden, dışa açılmayı içinde hissettiren bedenlerin armonisidir. Sade yaşamı, sadelikle organize edilmiş malzemelerin bedene dönüşmüş yolculuğudur.


Sanatın aykırılıklar üstüne kurulan dili, aykırılıkların sanatçının eserinde midir(?) hayatında mı sorusunu önümüze sürer. Ekiz ailesi tüm bu tartışmaları alt üst edecek mücadelenin isimleri. Bir yandan hayatın zor(unlu)lukları diğer yandan aykırılığı eksen edinen sanatın zorladığı yaşam şartları. Ekonomik sıkıntılar içinde geçen akademi yıllarının her birine bıraktığı usta işi izler. Tutkularının izinde geçen yaşamlar, varılan noktada ise izleyende tat bırakacak büyük birikimin kompozisyon olarak resme, heykele dönüşerek yaşamın içinden damıtılarak yüzeye dokunan hayatlarıdır sanat, Ekiz ailesi için. Erva Sanat Galerisi küçük kardeşleri Turgut Ekiz'in koleksiyonu ve desteği ile uzun bir aradan sonra Ekiz ailesini sanatseverlerle ve yeni kuşaklarla buluşturarak zamanın tanıklığına hepimizi şahit ediyorlar. 

 

Hakan DEMİR