Çevrimiçi üyeler    
Çevrimiçi üyeler :
Çevrimiçi ziyaretçiler :
» Haberler / Duyurular » Haber Detayı  
Google Sitede
HABERLER HABER ARŞİVİ

CUMHURİYETİN ÖLÜMÜ - Bünyamin Balamir
 

Önce kuşlar uçtu, sonra yapraklar döküldü. Hayata açılan pencereler kapandı. Ve renkler soldu çiçeklerde. Kar beyazı masumiyetin gün ışığına yazılmış şarkıları sustu. Gülümseyen gözlerin bahar renkli ışıkları yok artık. Dalgalanan bayraklarda esen gönül fırtınaları olmayacak. Artık yapılmayacak boğaların direncinde aşka dair resimler. Harflerin basamaklarında gönülden gönüle adımlar atılmayacak. Vatan sevdasının şiirleri yazılmayacak artık. Kalpakların anıtsal duruşunda özgürlük türküleri Cumhuriyet diye haykırmayacak . Sevda duygularının umut şarkıları sustu. Kayıhan Keskinok yok artık. Cumhuriyetin ölümü bu.


Cumhuriyetle doğmuştu, Cumhuriyet çocuğu, Cumhuriyet insanı Kayıhan Keskinok 1923 yılında. Cumhuriyetle yaşadı Cumhuriyetin insan onuruna uygun bir yaşam olmasını isteyerek ve savunarak. O, önce ve her zaman insandı. Ressamdı, sanatçıydı, kuramcıydı, eğitimci bir bilgeydi. Freud'un tanımlamasındaki, alt benlik-benlik-üst benlik bileşkesinde erdemli bir kişilikti. Tolstoy'a göre, açık bir tehlikeyi sezen kişilere ölüm reçetesi yazmayan, çıkış gösterendi. "Sanatın amacını haz olarak gören insanlar sanatın anlam ve önemini kavrayamazlar. Ortalama insan için sanat güzelin ortaya çıkmasıdır" söylemlerindeydi duruşu ve ortalama insanlar için resim yapmadı O. Kayıhan Keskinok, çıkara bağlı değer yargılarında, kazanç için sahte dünyaların yalan ilişkilerine yenik düşmedi . O asildi, soyluydu, erdemliydi, ilkeliydi, onurluydu. Mert ve dürüsttü. Gruplaşmanın sığlığından uzaktı ilişkileri. Başkalarının sanatına saygı duymayı bilen, kıskançlık ilkelliğinden uzaktı, başarılarda çoğalmaktan mutlu olandı benlik güvenciyle. Yıllara yenik düşmeyen bedenini çağının gençlik dinamizmiyle doldurmuştu. Sanat anlayışı da kişiliği gibi ilericiydi. Ruhu ve hayalleri yılların gerisine takılıp kalmamıştı. Geçmişin yaşlısı değil, bugünün genciydi O. Kayıhan Keskinok, maskelerle yaşanılan bir dünyada yüzünde gerçeğini taşırdı. Saygındı başkalarına da saygı göstermeyi bildiği için. "Bir yıldız kaydı" diye başlar öyküler ama Kayıhan Keskinok, güneşten bir parçaydı kopup giden. Daha iyi yaşamak uğruna kazanç peşinde resimler yapmadı. O, insanlık adına dünyaya bir katkıda bulunmak için yaptı resimlerini.


Önce kuşlar uçtu, sonra yapraklar döküldü. Ve beyazlar çekildi mevsimden. Çiçekler açmaya yüz tutarken bir ömür bitti dünya sayfalarında. Cumhuriyetin ölümüydü bu. Hayat avuçlarımızda bir masaldır, açarsak parmaklarımızı uçup giden. Kayıhan Keskinok'da parmaklarını açtı ama uçup gitti mi? Bilmiyorum, çünkü O, hep yanımızda ve yanımızda kalacak.


Bünyamin BALAMİR 22 Nisan 2015

 

 

 

Yorum ekle

 

Yorum yok.